İşverenin İşçiye Sigorta Yapma Zorunluluğu
İŞVERENİN İŞÇİYE SİGORTA YAPMA ZORUNLULUĞU VE SİGORTASIZ İŞÇİ ÇALIŞTIRILMASI HALİNDE SGK’YA KARŞI SORUMLULUĞU
Sosyal güvenlik hakkı, Anayasa’nın 60. maddesi ile güvence altına alınmış temel bir haktır. “Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi uyarınca “Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılırlar”. Aynı Kanun’un 8. maddesi gereğince “Hizmet akdi ile çalıştırılanlar, çalışmaya başlamadan önce sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirilir”. Sigortalı işe giriş bildirgesinin verilmemesi, eksik veya gerçeğe aykırı bildirim yapılması vb. durumlarda işverenin hukuki ve cezai (resmi belgede sahtecilik, SGK’yı zarara uğratma, nitelikli dolandırıcılık (bazı durumlarda) sorumluluğu doğmaktadır. Dikkat edilmesi gereken husus, hizmet akdinin geniş kapsamlı olmasıdır. Şöyle ki; kanunda açık istisna olmadıkça deneme süresi içerisindeki çalışmalar, kısa süreli çalışma ve staj dönemi boyunca çalışma da bu hakkın içerisindedir.
İŞÇİYE KARŞI SORUMLULUK
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (SSGSSK) 23. maddesi “İşverenin sigortalı çalıştırmaya başladığını süresi içinde Kuruma bildirmemesi halinde, bildirimden önceki iş kazası ve meslek hastalığına ilişkin giderlerin kusursuz sorumluluk esasına göre işverene ödettirileceğini” hükme bağlamıştır.
İşçinin iş kazası geçirmesi veya meslek hastalığına yakalanması hâlinde; geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri veya mirasçılara ölüm aylığı bağlanması söz konusu olabilecektir.
Ayrıca işçi veya yakınları tarafından iş kazası tazminat davası açılabilecektir.
5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde hizmet tespit davası (davanın kabulü halinde karar SGK’ya gönderilir ve geriye dönük prim tahakkuku yapılır.) ve bunun yanında her ne kadar sigortasız çalışsa da işçilik alacakları davası (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ödenmeyen ücret alacağı vb.) gibi talepler dava yoluyla ileri sürülebilecektir.
SGK’YA KARŞI SORUMLULUK
SGK denetim elemanları tarafından yapılan tespit, mahkeme kararı (iş mahkemelerinde hizmet tespit davası) veya diğer resmi kayıtlar doğrultusunda sigortasız çalıştırma belirlenirse:
İdari para cezası (bildirilmeyen ay bakımından, Brüt asgari ücret üzerinden belirli oranlarda hesaplanır.)
Çalıştırılan süreye ilişkin tüm sigorta primleri
İşsizlik sigortası primi (eksik işsizlik sigortası primini gecikme zammıyla birlikte tahsil eder.)
Genel sağlık sigortası primi
Gecikme cezası ve gecikme zammı işverenden tahsil edilir. (işçinin tam zamanlı çalıştırılıp part-time gösterilmesi, ücretin düşük bildirilmesi ve çalışma gün sayısının eksik gösterilmesi hallerinde SGK gerçek ücret üzerinden prim tahakkuku yapar). Bu primler kamu alacağı niteliğindedir ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
SONUÇ
İşverenin sigortalı bildirme yükümlülüğü kamu düzenine ilişkindir ve mutlak niteliktedir. Sigortasız işçi çalıştırma yalnızca idari para cezası riski doğurmakla kalmaz; geriye dönük prim borcu, gecikme zammı, rücu davaları ve hatta ceza sorumluluğu gibi ağır sonuçlara yol açabilir.
Özellikle iş kazası halinde ortaya çıkan mali sorumluluk, çoğu işletme açısından telafisi imkânsız boyutlara ulaşabilmektedir.
Açıklanan nedenlerle, işverenlerin işçilerin işe giriş bildirgelerini süresinde vermeleri, gerçek ücret üzerinden bildirim yapmaları ve çalışma sürelerini doğru göstermeleri hukuki, cezai ve mali risk yönetimi açısından zorunludur.
Konuya ilişkin detaylı bilgi ve hukuki destek için uzman avukatlarımızla iletişime geçebilirsiniz.
